top of page
yogakioo-vektorel kopyası.jpg
  • Instagram

Yaralar İyileşir ya Sen?



Yaşamında ağır bir olay yaşamamış ve darbe almamış insan yoktur sanırım. Herkese göre “ağır olay” kavramı değişse de, herkes bir şekilde yaşamış olduğu en az bir olaydan yara sahibidir. Zaten Buda’nın da anlattığı “Yüce Gerçek”lerden bir tanesi de tam olarak budur. “Dukkha” yani yaşamın ACI dolu olduğu gerçeği…


Acının kaçınılmaz bir gerçek olması kadar, bunun geçici olduğu gerçeği de kaçınılmazdır. Fiziksel bedenine bir baksana… Canın acıtan şeyler, yaraların, belki de en şikâyet ettiğin rahatsızlıkların bir süre sonra, bir şekilde geçmedi mi? Bugüne kadar yaşadığın her şey bir şekilde iyileşiyor. Öyle ya da böyle… İz bırakarak ya da iz bırakmadan… Önemli olan senin devam eden süreçte nasıl düşündüğün ve nasıl davrandığın.


Çoğu insanın geçmiş yaralarına takılı kalmış bir şekilde yaşamaya devam ettiğini görüyoruz. O yaranın üzerinden çok zaman geçmiş fakat kişi, yara aldığı o noktada kalmış (içsel zamanı o olayda durmuş) ve hala o yara tazeymiş gibi hareket ediyor. Kendini sakınıyor, koruyor, güçsüz buluyor… Oysa yaraya takılı kalan sadece zihin. Zihin, sanki o yara yeni açılmış gibi her an, tekrar tekrar kendine aynı acıyı yaşatmaya devam ediyor.


Oysa hayat süreğen ve değişken. Her ne yaşamış olursan ol, o olay geçti ve her ne yaşıyor olurdan ol, emin ol bu da geçecek… Ama sen ona takıldığın sürece o durumun içinde yaşamaya devam edeceksin. Bana yaşanıp da geçmeyen bir şey gösterebilir misin?


Yoga Sutra’lar der ki; “Hafızanın bilgisinden (smirtilerden) özgürleş.” İşte yoga pratiği bu noktada devreye giriyor. Sen pratik yaptıkça hafızanın hükmü altından çıkarak özgürleşmeye başlıyorsun. Geçmişte yaşadığın her olayı, her acıyı hatta ve hatta her mutluluğu bırakıyorsun.


Bırak, acı dahil hiçbir şeye tutunmaya ihtiyacın yok. Sadece olduğun anı, o anda olduğun kişi gibi yaşamaya ihtiyacın var. Bir sonraki an geldiğinde sen aynı sen olmayacaksın ve bu sefer o anın gerekliliğine uygun yaşayacaksın. Ta ki bütün kimliklerini bırakıp, tüm bu zaman ve mekân oyunundan özgürleşene kadar. Ama o An gelinceye kadar unutma;


Sen sandığın yaralı, hatta yarasından dolayı eksilmiş kişi değilsin.

Sen yaşadığın olay, aldığın yara değilsin.

Yaşam senin yaşadıklarından ibaret değil!

Yaşam senin her an, o An’a göre kim olmayı seçtiğin bir süreç.

Peki şimdi sen şu anda kim olmayı seçiyorsun?


Editör: Burak Ayhan

Comments


bottom of page