top of page
yogakioo-vektorel kopyası.jpg
  • Instagram

Rakamla 108



“Matematik, Tanrı’nın evreni yazdığı dildir.”


Bu söz bir din bilimciye değil, yaratılışın gizeminin sayılar ve denklemlerle çözülebileceğini söyleyen gökbilimci, matematikçi ve fizikçi Galileo Galilei’ye ait. Söz konusu yogiler olunca ise bu sayılardan birisi tabii ki 108!


Peki neden 108?


Pek çok bilim insanı için sayılar matematiksel birer işlem aracı olarak kabul edilse de mistikler için durum biraz daha farklı ve sayılar bilimsel bir açıklamadan çok daha fazlası… Evrenin kendini ifadesinin sayısız yolu olduğunu ve kozmosun bir denklemi olduğunu kabul eden anlayışa göre, sayılar da tıpkı Galileo’nun bahsettiği gibi aydınlanmanın, diğer bir deyişle eve dönüşün kodlanmış birer ifadesi. Bizlere sık sık, yukarıdaki gibi olanın aşağıda da olduğunu hatırlatan ve makro kozmosu anlamak için mikroyu yani kendi insan formumuzu incelemeye davet eden yoga uygulaması da bu bakış açısıyla belli bir paralellik içinde.


“Yukarıya bakan” Vedik kültürün ünlü astronomları ve matematikçileri 108’i varlıktaki bütünlüğün bir sayısı olarak gördüler. 108, Güneş, Ay ve Dünya’yı birbirine bağlayan ortak bir sayıydı. Güneş ve Ay’ın Dünya’ya olan ortalama uzaklıkları, kendi çaplarının 108 katıydı. Ardından tüm Vedik hesaplamalarını da buna uygun yaptılar.“Aşağıya bakan” kadim yogiler ise bu göstergelerin manevi bir tamamlamanın işareti olduğunu kabul ederek ritüellerini buna göre düzenlemeye başladılar. Amaç elbette ki yaratılışın ritmiyle ve döngüsüyle hizalanarak kendi reenkarnasyon döngülerine bir son vermekti. 108 uygulama için harika bir sayıydı. Nefes, asana ve pranayama çalışmaları 108 ile hizalandı.


Bir dairenin içine çizdiğimiz ve 5 köşesiyle de daireye temas eden yıldız, her açıdan bize 108 dereceyle bakar. Daire bir Dünya (hatta herhangi bir gezegen) ve içindeki yıldız ise bir insan (hatta Da Vinci’nin anatomi çizimlerindeki uzuvlarıyla 5 yöne uzanan insan modeli) gibidir. Makro kozmosun kapsadığı ve onun içinde var oluşunu sürdüren bu insan, kendi mikro kozmosunun derinliklerinde aynı bilgiyi, aynı şablonun küçültülmüş bir formunu taşır. Kutsal metinlerde insanın kendini bilmesiyle beraber evrenin bilgisine de erişebileceğinin vurgulanmasının ve yoganın çoğunlukla bir içe dönüş şeklinde uygulanmasının temel nedeni budur.


Editör: İnci Ünlü

Comentarios


bottom of page